Hani bazen tek şarkılık playlist dönemleri olur, sonra o, sabah-öğle-akşam, uyanınca, kahve içerken, banyodan önce, banyodan sonra, giyinirken, yolda yürürken, metroya binerken, sarhoş olurken, sarhoş olunca ve uyurken, hiç durmadan dinlenen dönem şarkılarından bir süre sonra bıkkınlık gelir. Bıkkınlık gelmese bile sıkar o playlist yıldızları. Uzun süre dinlenmez, sonra duyulan ilk yerde o günlerin hissiyatı döner yapışır bünyeye.
Biliyorum istisnalar kaideyi bozmaz fakat benim bir istisnam var; ben, first day of my life isimli güzide şarkıyı herhangi bir yerde duyduğumda, bulunduğum ruh halinden farklı bir şey hissetmiyorum. Öyle "o zamanlarki gibi hissettim"ciliklere girmiyorum.